Aslen İzmir’li olan iki genç girişimci, başta otomotiv ve akıllı şehir sektörleri olmak üzere reklam sektörünü de baştan yaratacak girişimlere imza atıyor. Henüz kurulalı bir yıl olmamasına rağmen şimdiden yaklaşık 22 milyon dolar yatırım almayı başardılar bile.

Nasıl başladı

Girişimcilerden ilki Amerika’da Brown Üniversitesi’nde makine mühendisliği eğitimi alan ve mezuniyeti sonrasında New York ve Boston’da finans sektöründe çalışan Kaan Günay. Diğer girişimci Onur Kardeşler, Kaan Günay’ın İzmir’den çocukluk arkadaşı. Kaan Günay finans sektöründe çalıştıktan sonra Standord Üniversitesinde MBA yapmak için San Francisco’ya gidiyor. O sıralarda Onur Kardeşler ise San Francisco’ya çok yakın bir mesafede Silikon Vadisi’nin beşiği diye tabir edilebilecek Palo Alto’da bir teknoloji şirketinde çalışmaktadır.

Kaan Günay Stanford’daki öğrenimine başladığında Onur Kardeşler de işinden ayrılıp arkadaşının yurt binasındaki odasına yerleşiyor.

“Çocukluğumuzdan beri beraber bir şirket kurmak istiyorduk.”

Kaan Günay

İki arkadaş yurt odasına beraber bir yıl geçirdikten sonra Firefly fikrini hayata geçirme kararı alıyor. Karar sonrası birkaç yatırımcıyla görüşme fikri cazip geliyor. Ancak söz konusu yatırımcı görüşmeleri pekte istedikleri gibi gitmiyor. Bu durumu Kaan Günay şöyle yorumluyor: “Birimiz öğrenci tabii, onlar da ne kadar ciddi olduğunuzu biliyorlardı.”

Durum böyleyken genç girişimciler ceplerindeki 10 bin dolarla bir prototip üretmeye karar veriyorlar. Bu prototipten sonra tabiri caizse işleri, çorap söküğü gibi açılıyor.

Firefly’ı basit bir ifadeyle tarif edecek olursak; Firefly, otomobillerin üzerine yerleştirdiği dijital reklam panelleriyle, Uber ve Lyft’in otonom araçlarını dijital bir reklam mecrası haline getiriyor.

Otomobillerin üzerine yerleştirilen dijital reklam paneli aynı zamanda bir akıllı ekran. Bu akıllı ekranlardan konum bazlı reklamlar alabiliyorlar. Ancak Kaan Günay’a göre bu buzdağının sadece görünen kısmı.

“Bu cihazın içine nesnelerin interneti sensörü yerleştiriyoruz. Bu sensörler sayesinde Amerika’daki farklı şehirlerin akıllı şehir projeleri için veri partneri konumuna geldik. Mesela San Francisco ve Los Angeles şehirlerine yol koşulları,meteoroloji bilgisi ve hava kirliliği yanı sıra bir araç çukura girdiği zaman o çukurun konumu gibi verilerin hepsini şu anda sağlayabiliyoruz.”

Kaan Günay

“Aynı zamanda Volkswagen ve Daimler gruplarıyla birlikte veri testlerine başladık. Bu otomobil üreticilerinin sürücüsüz (otonom) araç projeleri için verileri de biz sağlıyoruz.

Kaan Günay

Firefly’ın iş modeli bir yandan reklamlarla para kazanırken bir yandan çevreden veri toplayıp bu süreci de bedavaya getirmek üzerine kurulu.

Genç girişimciler Firefly prototipini yatırımcılara gösterdikten sonra iki şirketten toplamda 21,5 milyon dolar yatırım almayı başarıyorlar. Şirketlerden ilki Lyft. Bu şirket şu anda Türkiye’de faaliyet göstermeyen bir araç paylaşım şirketi. Diğer yatırımcı şirket ise ABD’de faaliyet gösteren fon şirketi NFX.

Hali hazırda San Francisco ve Los Angeles şehirlerinde 600 aracın tepesinde Firefly var. San Francisco sokaklarından her dört dakikada bir Firefly araç geçiyor. Üstelik Firefly bu istatistiklere yatırım almadan önce ulaşmayı başarmış. Gelen bu büyük yatırımlarla birlikte daha çok ve hızlı bir büyüme beklediklerini aktarıyor Kaan Günay.
Firefly’ın San Francisco ve Los Angeles‘tan sonraki durağının New York olacağını da ekliyor.

Kaan Günay ve Onur Kardeşler

Otomobil devleri Firefly’ın peşinde

Otonom araçların üzerine yerleştirilen Firefly, mevcut sensörlerini kullanırken buradan elde edilen veriyi daha işlevsel hale getiriyor. Bu durum Firefly’ı sadece belediyelerin ve reklam verenlerin değil otomobil üreticilerinin de odağında olmasına neden oluyor.

Otomobil üreticileri Firefly’ı araçlarında gömülü olarak kullanmak istediklerinde ne olacak?

Bu sorunun yanıtını Kaan Günay veriyor. “Mobilitenin geleceğine bütün otomobil üreticileri yatırım yapıyor. Belki 15 yıl içerisinde kimse araba sürmeyecek. Dolayısıyla araçların üzerinde hep bu cihazlardan olacak. Biz ayrı bir şirket olmak istiyoruz. Belirli bir şirketin bünyesine ne kadar girmezsek büyüme şansımız o kadar çok olur. “

Firefly’ın geleceğine dair umut vaat eden kısımlarından biri de “Akıllı Şehirler” Sensörlerden gelen verileri analiz edip şehir yaşamına sıradışı bir konfor yaratacağı şüphesiz.

Türkiye’yi unutmadılar

Firefly kurucusu Kaan Günay İstanbul’da birkaç milyon dolarlık yatırımla bir yazılım ofisi açma kararı aldı. Cihazın firmware’ı San Francisco‘da arka plandaki yazılım kısmını İstanbul’daki 50 kişinin çalıştığı ofis halledecek.

1 Paylaşımlar

Bir cevap yazın