“Andromeda galaksisi, küçük gökadaları yiyen bir yamyam mı”

Andromeda, tıpkı Samanyolu galaksisi gibi sarmal bir galaksi. Yeni görüntülerle halka galaksiye dönüştüğü gözlemlenen Andromeda galaksisi, Samanyolu’nda bulunan yıldızdan dört katı fazla yıldıza sahip. Ancak parlak olan yıldız sayısının azlığından dolayı daha az parlak.

Samanyolu ile arasındaki en önemli fark ise, Andromeda’nın çift çekirdeğe sahip olması.

Andromeda için ölümcül bir canavar diyebiliriz. Andromeda’nın geçmişte başka bir galaksiyle çarpışıp onu sindirdiğini düşünmeye neden olacak birçok kanıt mevcut. Bunun en başında iki çekirdeğe sahip olması geliyor.

Bu ikinci çekirdeğin oluşu hakkında iki teori var. Bunlardan biri, en ölümcül olanı, Andromeda’nın başka bir galaksiyi yutmuş olması; diğeriyse Andromeda’nın aslında tek çekirdeğe sahip olduğu, ancak yıldızlararası ortamın çekirdeğin bir kısmını örtmüş olmasından dolayı çekirdeğin iki farklı çekirdekmiş gibi görünüyor olabileceği.

Gerçekten ilk teori doğruysa; Andromeda ölümcül bir geçmişe sahipse… Komşu galaksimizi inceleyen gökbilimciler, galaksinin yamyamlık geçmişine sahip olduğunu keşfetti. Son 10 milyar yıl boyunca iki ayrı olayda, Andromeda daha küçük galaksileri bir araya getirdi. Ancak sonrasında onları yok etme şekli, astronomları oldukça şaşırttı.

Gerçekten ölümcül mü

Yapılan yeni çalışma sonucunda, Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden araştırmacı Dougol Mackey, “Andromeda’nın Samanyolu’nunkinden daha küçük galaksileri yutmak konusunda çok daha şiddetli bir geçmişi olduğunu biliyoruz” dedi.

Mackey ve uluslararası bir iş birliği ekibi tarafından yürütülen araştırma, Nature dergisinde yayınlandı. Bu çalışma, Andromeda galaksisinin tarihini hiç olmadığı kadar ayrıntılı olarak yeniden şekillendirdi.

77 küresel yıldız kümesini inceleyen araştırmacılar, Andromeda’yı yuvarlayıp hızlarını ölçtükten sonra şaşırtıcı bir şeye rastladı. Veriler sonrasında elde edilen en iyi açıklama, Andomeda’nın son 10 milyar yılda en az iki defa bir galaksiyi veya birçok galaksiyi yamyamlaştırmış olması. Bu beslenme çılgınlıklarından biri çok eskiden oldu ancak diğeri son zamanlarda meydana geldi.

Mackey, konu hakkında “Maddenin boşluklardan ve filamentler boyunca ve galaksilere aktığını biliyoruz; bu, Andromeda’nın kozmik ağdan tanımlanmış yönlerden yiyecek aldığını gösteriyor olabilir” diyor.

Sydney Üniversitesi’nden gökbilimci ve çalışmadaki ortak yazar olan Geraint Lewis de ekibin hipotezin doğruluğundan emin olmadığını, ancak bunun merak uyandırıcı bir kavram olduğunu ifade etti.

Ekip, araştırmada kullanılan küresel kümeleri daha ayrıntılı bir şekilde analiz ederek en son Andromeda’nın ne yediğini belirlemeyi hedefliyor. Bulmayı umdukları şeyse, bir galaksi veya bir sürü cüce gökada.

Ayrıca, Mackey, Andromeda’yı tartmayı da umduklarını belirtti ve “Şu anda Samanyolu veya Andromeda’nın daha büyük bir sistem olup olmadığından bile emin değiliz. Gökadaları doğru bir şekilde tartmak çok zor… ama kümeler bize burada ileri bir yol verebilir” dedi.

Gökbilimciler, ilerleyen zamanlarda Andromeda’nın yamyamlık eğilimleri ile ondan önceki ağırlıkları hakkında bazı sonuçlara varmayı hedefliyor.

0 Paylaşımlar